BİBERLİ

 

öncelikle herkese merhaba....

*beni biraz olsun tanıyanlar, soğan yemediğimi bilir....

 

*beni birazdan daha fazla tanıyanlar, sarımsak yemediğimide bilir...

 

*hatta beni acayip çok tanıyanlar, soğanın bütün akrabalarını sevmediğimide bilir...en yakın akrabası kimdir...kendini taze olarak tanıtan ama benim için hiçbirşey ifade etmeyen yeşil soğan ve pırasadır...

 

*beni benden daha iyi tanıyanlarda, benim soğangillerin içerdiği baharat,cips ve bulyon gibi şeyleri yemediğimi;

 abartmıyorum ,soğana veya deminki saydığım herhangi birine değmiş bir kaşığın ,salça olsun,yemek olsun birine değmesi sonucunda o salçayı dahi kullanmadığımıda bilir....

onun için arkadaşlara gittiğim zaman ya yeni salça açarlar veyada salçanın en alt kısmını deşmek zorunda kalırlar...soğanlı bir yemeğin kaşığı ile başka bir yemek karıştırmazlar...

 

bu kötü huyu ne zaman edindim bilmiyorum...işin kötüsü ailemde bilmiyor...sadece bana yediremediklerini ,biz seni bildik bileli sen yemiyosun dediklerini biliyorum....

 

gittiğim yerlerde ne yapıyosun diye sorabilirsiniz...

1-pilav yiyorum

2-varsa makarna yiyorum

3-hiç biri yoksa ev sahibide biraz aldırışsız biri ise kuru ekmekten başka şansım kalmıyor...

 

zaten otamatik olarak doyuyosunuz...en üzüldüğüm nokta,,,gittiğim evin sahibi benim için hazırlık yapıyor...herşeyin en iyisini yapmaya çalışıyor...büyük bir nezaketle bize sunuyor..ve ben yiyemediğimi söylüyorum...işte o an çok utanıyorum...

 

hani insanlar sevdikleri bişeyin çok güzel olduğunu düşünürde

"bi yesene ..bak bu farklı...ben çok güzel yaparım...hem çok az doğradım...hiç belli bile olmuyor...bi yesen seversin aslında...hatırım için"

diye zorlarda sen ya yiyemezsin..yada zorla ağzına alıp sen yutarsın o geri boğazına gelir....sen yutarsın o geri gelir ya...işte o anları yaşamak çok zor oluyor benim için...

 

ve beni kandırmaya çalışıyorlar bazen..."doğramadım ki...ben zaten soğan doğramaya üşenirim.."deyip bana tattırıyorlar...sonra yüzüme bakıyorlar...güya ben farketmiycem..sonrada bana "bak anlamadın bile...yiyebiliyosun..seninki psikolojik"deyip benimle dalga geçeceklerini zannediyorlar...ama ben daha kokusundan farkediyorum...

 

bazı mayonezlerin sarımsaklı olduklarını bilmeyeneniz varmıydı...ben herşeyin içini okurum...

 

eğer birgün yersem yani seversem ilk olarak hilal hilal doğranmış soğan salatası yiycem...sumaklı,pul biberli....en çok gözüme o hoş görünüyor çünkü...

 

soğan maceralarımı size ara ara anlatacağım...yazımla sizi bıktırmak istemiyorum...okumayı sevmeyenleriniz olabilir...(dediysemde çok yazdım)

 

şimdi arkadaşlar....yukardaki resimde ortadaki susamlı,kenardakiler susamsız...dimi...işte ortadaki soğansız...bu tarifi arkadaşım yapmıştı...sağolsun benim için ayırmış...işaret olarakta benimkine susam serpmiş...ona ve benim bu halime katlanan bütün arkadaşlarıma;

en başta canım ciğerim yeşildomatesime ve biricik kardeşten öte elticiğim bolkepce çok teşekkür ediyorum...

ve geçiyorum soğanlı tarife.....

 

 

MALZEME

1 bardak süt
1 bardak sıvı yağ
1 yaş maya
125 gram oda sıcaklığında margarin
1 yemek kaşığı şeker
1/2 yemek kaşığı tuz
3 yumurta
alabildiğince un

SOSU
3-4 yemeklik doğranmış soğan
sıvı yağ
2 domates
biber+domates salçası
maydanoz
indirirken bol susam 

baharat,kekik

 

YAPILIŞI

hamur malzemeleri yoğrulup mayalandırılır...ve sos için soğan ,domates,maydonoz küçük küçük doğranır...sıvı yağ ve baharatlar eklenir....resimde görüldüğü gibi hamurlar minik yuvarlaklar yapılır..üzerine sos malzemeleri eklenir...

indirirken bol susam eklenir....

AFİYET OLSUN

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !